Dünyanın bugüne kadar gördüğü en büyük ekonomik bunalımlardan olan küresel kriz, kısa süre öncesine kadar en parlak dönemlerinden birini yaşayan emtia piyasalarını büyük bir hızla ve şiddetle vurdu. 2009 yılı tüm çelik üreticilerinin hiç yaşamamış olmayı dilediği, yıkıcı etkileriyle hafızalara kazınan bir yıl oldu. Çelik talebinin önemli seviyelerde azalmasına neden olan ekonomik daralma ile sektör genelinde üretim kısıntılarına gidilmesine rağmen stoklar arttı.
Çelik fiyatları dramatik bir keskinlikte düşerek Mayıs 2009’daki en düşük seviyesi ile 2005 mertebelerine geriledi. Ulusal ekonomileri korumaya yönelik olarak çok çeşitli önlemler gündeme gelirken, anti-damping ve koruma tedbirleri soruşturmalarının arkasının kesilmediği sektörümüzde ticaret oldukça zorlaştı. Çelik sektöründe bakım faaliyetleri öne çekildi, birleşme ve satın alma girişimleri iptal edildi, planlama aşamasındaki yatırımlar ertelendi ya da tamamen iptal edildi, devam eden yatırımların ise uygulama süreleri uzatıldı. 2009 yılında dünya ham çelik üretimi 1.220 milyon ton olarak gerçekleşti.
Çin hariç tutulduğunda dünya ham çelik üretimi %21 oranında düşüş gösterirken, Çin’deki %13,5’lik artış sayesinde dünya ham çelik üretimindeki gerileme %8 olarak gerçekleşti. Türkiye ham çelik üretiminin bir önceki yıla kıyasla % 5,6 azalarak 25,3 milyon ton seviyesine gerilemesine rağmen Ülkemiz bu üretimiyle İtalya’yı geride bırakarak dünyada 10. sırada yer aldı. Grubumuzun ham çelik üretimi ise %8,2 artışla 6,5 milyon tona ulaştı. ERDEMİR Grubu olarak çelik sektöründe varolmanın ve rekabet edebilmenin vazgeçilmez koşulu gördüğümüz maliyetlerimizin düşürülmesine ve verimliliğimizin artırılmasına yönelik önlemlerimizi, bu dönemde daha sıkı bir disiplin içinde sürdürdük ve en zor günleri Grubumuz için mümkün olan en iyi şekilde geride bıraktık. Talepteki daralmanın zincirleme bir şekilde tüm sektörleri etkilediğini göz önünde bulundurarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha yakından öğrenmek ve beklentilerine zamanında yanıt verebilmek için iletişimimizin sürekliliğine odaklandık. Karşılıklı kazanma ilkesine dayalı ilişkilerimizi tedarikçilerimizle de sürdürdük.
Krizin getirdiği zorluklara karşı mümkün olduğunca proaktif bir tutum sergileyerek, güçlü bir nakit akışı sağladık ve etkili mali risk ölçüm yöntemleriyle pozisyon aldık. Kriz ortamına rağmen Grubumuzun yatırımlarını gözden geçirerek devam etmesinin, ülkemizin sanayileşme tarihindeki en büyük yatırımlarından birinin yürütüldüğü İskenderun tesislerimizin, ticari yassı çelik üretimine geçmesinin kayda değer bir başarı ve kriz sonrası döneme yönelik büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Böyle bir dönemde, ülkemizin sıcak haddelenmiş yassı mamul ihtiyacında ithalat bağımlılığını azaltacak bu başarıyı ortaya koymak, Grubumuzun girişimciliğini ve mali özgüvenini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde çelik piyasalarının nasıl şekilleneceği büyük ölçüde mali koşullara ve dünya ekonomisinin toparlanma hızına bağlı olacak. Bugün hemen herkes krizde dip noktanın görüldüğü konusunda görüş birliğine varıyor. Ancak özellikle mali göstergelerde başlayan iyileşme sinyallerinin reel sektör tarafından da desteklenmesi için zamana ihtiyaç var. Mayıs-Ağustos 2009 tarihleri arasında bir miktar yükselen çelik fiyatlarının izleyen dönemlerde önce düşmesi ve sonra yükselmesi, yılın ikinci yarısında aylık bazda artış gösteren ham çelik üretiminin Ekim 2009’dan itibaren tekrar azalması gibi istikrarsız gelişmeler sektörümüz açısından bu görüşümüzü destekliyor.
Mevcut durumda dünya ekonomilerindeki olumlu sinyalleri doğru okumak, piyasalardaki iyimserliğin temellerini doğru değerlendirebilmek, krizin kolayca yok olacağına ilişkin yanılsamalardan uzak durmak ve risklerin devam ettiğini unutmamak gerekiyor. ERDEMİR Grubu olarak bugüne kadar olumlu etkilerini gördüğümüz önlemlerimizin yanı sıra, kriz sürecindeki deneyimlerimizden de yararlanarak, temel iş stratejilerimizi piyasa gerekleri doğrultusunda sürekli gözden geçirmeye ve yeni çözümler üretmeye devam edeceğiz. Bu çabalarımızın Grubumuzu güvenli bir geleceğe taşıyacağına inanıyor, bizlere destek olan hissedarlarımıza, her zaman daha iyi, daha verimli, daha çok çalışma gayreti içindeki çalışanlarımıza, müşterilerimize ve tedarikçilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.
Saygılarımla,
Oğuz ÖZGEN Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi
|