Yönetim Kurulu Başkanı Mesajı

Değerli paydaşlarımız, iş ortaklarımız ve çalışma arkadaşlarımız,

Dünya ekonomisinde toparlanma

Pandeminin etkilerini hissetmeye devam ettiğimiz 2021’de küresel ekonomide toparlanma güçlendi. Artan aşılama oranlarıyla birlikte normalleşme hızlansa da yeni mutasyonlar zaman zaman bu toparlanmayı duraksattı. Kapanma döneminin ardından canlanan küresel talep karşısında arzın çoğu sektörde yetersiz kalması, tedarik ve lojistik sorunlarını beraberinde getirdi. Küresel piyasalarda ham madde taleplerinde ve emtia fiyatlarında rekor artışlar yaşandı. Bu gelişmelere çip/yarı iletken sektöründeki tedarik sorunları da eklendi. Ham madde krizi, enerji ve gıda fiyatlarındaki hızlı artışların üzerine merkez bankalarının genişleyici para politikaları da eklenince küresel enflasyon dalgası riski ortaya çıktı. Makroekonomik tablodaki gerileme ve artan vakalar sonucu, küresel emtia ticareti 2021’in üçüncü çeyreğinden itibaren düşmeye başladı. Dünya Ticaret Örgütü, küresel mal ticaretinin 2021 yılında yüzde 10,8, gelecek yıl ise yüzde 4,7 büyümesini bekliyor. Pandemi sürecinin başından itibaren gevşek para politikalarıyla piyasada likiditenin bollaşması ve ekonomik aktivitenin desteklenmesi yönünde hareket eden merkez bankaları, seyreden yüksek enflasyon seviyeleri karşısında varlık alımlarını sınırlandırmaya ve para politikalarını sıkılaştırmaya yöneldi.

Uluslararası Para Fonu (IMF), Ocak 2022 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu güncellemesinde, küresel ekonomi için 2021 büyüme tahminini yüzde 5,9 ile korudu. 2022 için ise büyüme tahminini yüzde 4,4 olarak açıkladı. Aynı kaynak, gelişmiş ülkelerin 2021 yılı büyüme oranını yüzde 5, gelişmekte olan ülke ekonomilerininkini ise yüzde 6,5 olarak tahmin etti. Raporda, geçen yıl en yüksek daralmanın görüldüğü Euro Bölgesi için yüzde 5,2, ABD için yüzde 5,6, Çin için de yüzde 8,1 büyüme beklentisine yer verildi.

Türkiye ekonomisi büyüme eğilimini korudu.

Türkiye ekonomisi büyüme ivmesini 2021 yılında da korudu. Hızlı büyümede düşük baz etkisi yanında özel tüketim ve ihracat da belirleyici oldu. Döviz kuru, küresel ölçekte emtia ve enerji fiyatlarında kaydedilen yüksek seviyeler maliyet kanalı üzerinden enflasyonist baskıları artırırken, yıl boyunca yüksek seyreden TÜFE, yılı büyük bir sıçrama ile kapattı. 2021 yılında küresel toparlanma ile gelen hacim artışları ve TL’deki değer kaybının etkisiyle ihracatta yeni rekorlara imza atıldı. Bu tabloyu turizm ve taşımacılık gelirlerindeki artışlar desteklerken, cari denge görünümü giderek düzeldi. TCMB, politika değişikliğine giderek politika faizini Eylül ayından itibaren yıl sonuna kadar 500 baz puan düşürdü. Yıl sonuna doğru, TL’deki değer kaybını, kur dalgalanmalarını frenlemek ve TL mevduatı teşvik etmek amacıyla devreye alınan “kur korumalı TL vadeli mevduat” uygulaması piyasada nisbi bir dengeleme ve rahatlama yarattı. Buna paralel gelişme de Türkiye Ekonomi Modeli’ne geçiş yapılması oldu. Esas itibarıyla ülkemiz ekonomisin itici gücü olan ihracatın ivmesinde büyümeyi sürdürülebilir kılmak temelinde şekillenen model, katma değerli üretim ve ihracat odağı ile cari açık döngüsünden çıkılmasını hedefliyor.

Türkiye çelik sektöründe üretim ve ihracat rekorları

2021 yılında dünya ticaretinde korumacılık önlemleri, ham madde ve enerji kıtlığı, karbon emisyonunu azaltma hedefi doğrultusundaki üretim kısıtlamaları sebebiyle, piyasada bazı belirsizlikler meydana geldi. Bu olumsuz koşullara rağmen, sektörümüz çok başarılı bir yılı geride bıraktı. Türkiye 2021 yılında da küresel çelik sektöründeki güçlü konumunu korudu ve rekor seviyede gerçekleşen 40,4 milyon ton ham çelik üretimi ile dünyanın 7. büyük üreticisi oldu. Uzun ürün üretimi en yüksek seviyesini yakalarken, yassı ürün üretimi de rekor seviyelerde gerçekleşti. Üretim ile tüketimde de güçlü artışlar görüldü. Yıl genelinde yassı çelik tüketimi yakın zamanların en güçlü dönemi olan 2017 seviyesine yaklaştı. 2021 yılında yaşanan tüketim artışının yaklaşık yüzde 60’ı yassı üründen, kalanı ise uzun üründen geldi. Türkiye çelik ihracatı, pandemi süreci sonrası küresel talepteki artışın da etkisiyle özellikle yılın ikinci yarısında hız kazandı. Miktar bazında bir önceki yıla göre yüzde 19, değer bazında ise yüzde 94 artış kaydetti. Sektörümüzün özellikle uzun ürün ihracatındaki başarısı dikkat çekici seviyelerde gerçekleşti. Hem yassı hem nihai uzun ürün ihracatlarında rekor kırıldı.

Türkiye çelik sektörünün ve sanayinin tartışmasız lideriyiz

Covid-19 salgınının işlerimizle ilgili yarattığı riskleri iyi yöneterek, salgına karşı aldığımız önlemler sayesinde ülkemizin geleceği için ara vermeden üretmeyi sürdürdük ve 2021’de de başarılı sonuçlara ulaştık. Maden Metalürji Şirketlerimizin güçlü performansı, bir kez daha Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğumuzu teyit etti. Türkiye çelik sektörünün ve sanayinin lokomotifi Maden Metalürji Şirketlerimiz, Avrupa coğrafyasının lider üreticileri arasındaki yerini pekiştirdi. Şirketlerimiz Erdemir ve İsdemir, sayısız sektöre ham madde sağlarken, sürdürülebilir büyüme yolunda da güçlü adımlar atmaya devam etti. Maden Metalürji Şirketlerimizden Erdemir, konsolide finansal sonuçlarıyla tarihi FAVÖK ve dönem kârı seviyelerine imza attı. 2021 yılı ham çelik üretimini bir önceki yıla göre yüzde 6 artıran Maden Metalürji Şirketlerimizin toplam üretimi 9,02 milyon ton olarak gerçekleşti. İhracat performansımız ivme kazanarak devam etti.

İhracatımız, 2021 yılının tamamında 1,6 milyon ton oldu. İhracatın toplam satış içindeki payı ise yüzde 19,3 olarak gerçekleşti. Bizi gururlandıran bu operasyonel performansın sonucunda kârımız yıllık yüzde 370 artışla 15,5 milyar TL’ye çıktı. Dolar bazında kârımız 472 milyon ABD dolarından 1 milyar 745 milyon ABD dolarına yükseldi. FAVÖK son çeyrekte 931 milyon ABD doları, yılın tamamında ise 3 milyar 21 milyon ABD doları olarak kaydedildi. FAVÖK marjımız yıllık yüzde 21,6’dan yüzde 39,4’e yükseldi.

Kümaş Manyezit, faaliyetlerimizin entegrasyonu açısından stratejik bir adım oldu.

2021 yılının başında nitelikli manyezit cevher sektörünün dünyadaki en büyük maden işletmecisi, refrakter sektörünün Türkiye pazar lideri Kümaş Manyezit, Erdemir tarafından satın alındı. Bu stratejik adımı faaliyetlerimizin entegrasyonunda bir milat olarak niteliyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin zengin ve kıymetli manyezit kaynaklarını verimli kullanmak, sürdürülebilir getiri elde etmek, ülke ekonomisine katkıda bulunmak ve kaynakları uluslararası entegrasyon için kullanmak. Milli sermayemiz olan Kümaş Manyezit’i OYAK bünyesine katarak demir, çelik ve çimento sektörlerindeki faaliyetlerimize entegrasyon sağlamış olduk. Amacımız, zengin rezerv ve ham madde avantajımızı kullanarak yerli sanayiye ham madde tedariki anlamında fırsatlar sunmak, ihracat potansiyeli ile ülkemizi bu alanda hak ettiği stratejik konuma hızla taşımak ve değer üretmek.

Büyümeye devam eden Maden Metalürji Şirketlerimiz tüm paydaşları için değer yaratmaya odaklı Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan Maden Metalürji Şirketlerimiz, etkin maliyet ve kapasite yönetimiyle güçlü finansal performanslarını koruyarak iç ve dış pazarlarda dengeli büyümesini sürdürüyor. Sanayinin ana ham maddelerinden biri olan çeliği üretiyor, piyasanın gelişimine, ekonomik döngünün işlemesine katkımızı ortaya koyuyoruz. Üretim ve ihracat hacmimizin yanı sıra yarattığımız istihdam ve değer zincirimiz boyunca ortaya çıkan etki ile güçlü ekonomik çarpan değerine ulaşıyor, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına hizmet ediyoruz.

Sorumlu üretimi değişmez temel gereklilik olarak görüyoruz. İklim değişikliği kaynaklı etkiler başta olmak üzere çevresel etkileri azaltmaya odaklanıyoruz. İklim değişikliği ve kısıtlı doğal kaynaklar çelik sektörü için ciddi riskler oluşturuyor. Entegre çelik üretimi, mevcut üretim teknolojileri kapsamında enerji yoğun süreçleri içeriyor. OYAK’ın Maden Metalürji Şirketleri olarak; çevre sorumluluğunu yerine getirmek üzere mevcut kaynakları etkin, verimli ve doğru kullanmayı, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünyayı miras bırakmak için çevre performansını sürekli geliştirmeyi ana odaklarımız olarak belirledik. Çevre politikalarımız doğrultusunda; üretim faaliyetlerimizi sürdürürken potansiyel çevresel riskleri önceden tespit ederek bu risklere yönelik tedbirler alıyor, çevresel etkilerini sürekli ölçümlerle izleyip kontrol altında tutuyor, bu etkileri en aza indirecek şekilde iyileştirme ve yatırım projelerini hayata geçiriyoruz. Tasarladığımız politikalar ve süreçlerle tüm değer zincirinde çevresel etkilerimizin azaltılmasını ve enerji kullanımının düşürülmesini, etkin kaynak kullanımını, atıkların azaltılmasını, özellikle faaliyet döngüsünün her safhasında geri dönüşüme uygun hareket edilmesini, insan sermayesinin korunmasını ve geliştirilmesini amaçlıyoruz. Ülkemiz tarafından 2021 yılında Paris Anlaşması’nın onaylanmasının ve 2053 yılına kadar karbon emisyonlarında net sıfır taahhüdünün verilmesinin ardından, bu hedeflere ulaşılmasında hayati önem taşıyacak ayrıntılı planların hazırlanması ve politikaların oluşturulması süreci başladı. Bu kapsamda planlanan çalışmaların içerisinde yer alarak ülkemizin geleceğini birlikte inşa etme çabasındayız.

Entegre üretim yapan Maden Metalürji Şirketlerimizde, üretim prosesleri sonucu açığa çıkan emisyonların farkındalığıyla emisyonların azaltılmasına yönelik gerekli çalışmaları yürütüyoruz. İklim odaklı yasal düzenlemelerin ve uluslararası gelişmelerin Şirketlerimizin operasyonlarına olan etkilerini incelemek ve olası gelişim fırsatlarını değerlendirmek amacıyla TCFD (Task Force on Climate-Related Financial Disclosures) yaklaşımını esas alan İklim Risk ve Fırsatlarının Değerlendirilmesi Projesi’ni (İRF Projesi) başlattık. İklim değişikliği ile mücadelede döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyoruz. Şirketlerimizin atıklarını değerlendiriyor, kaynak verimliliğini sağlıyor, tesislerimizi yeni teknolojilerle sürekli geliştirerek su ve karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz. Maden Metalürji Şirketlerimizde enerjinin etkin kullanımına yönelik çalışmalarla doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına katkı sağlarken, rekabet avantajı da elde ediyoruz. Enerji verimliliğine yönelik sistematik çalışmalar sonucunda sağlanan enerji tasarrufuyla karbon emisyon miktarımızı azaltıyoruz. Takip edilmeye başlandığı yıldan bu yana Erdemir’de yüzde 42, İsdemir’de yüzde 40 enerji tasarrufu elde ettik. Enerji verimliliği projeleri ile bu yıl Erdemir ve İsdemir’de toplam 285 bin ton CO2 emisyon azaltımı sağladık.

Uçtan uca entegre çözümler geliştiriyor, insanı merkeze koyuyoruz.

Sorumlu üretim anlayışımızın bir diğer merkezinde İş Sağlığı ve Güvenliği yer alıyor. Tüm kazaların önlenebilir olduğu yaklaşımını benimseyen Maden Metalürji Şirketlerimizde, “Kazasız Çelik” hedefiyle faaliyetlerimizi yürütüyor, davranış odaklı güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması için çalışıyoruz. İSG risklerini en yeni teknoloji ve yaklaşımlardan faydalanarak yönetiyoruz. Hem çevre dostu uygulamalarla sorumlu üretim süreçlerini geliştirmek hem de güncel trendler ve teknolojiler doğrultusunda müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmetler sunmak için Ar-Ge yatırımlarımızı sürdürüyoruz. İşimizin tamamını daha etkin, daha verimli hale getirmek ve daha fazla değer yaratmak amacıyla dijital dönüşümü önceliğimiz olarak tanımlıyor, uçtan uca entegre çözümler geliştiriyor ve bu doğrultuda iş süreçlerimizde güncel teknolojilere ve mobil çözümlere yatırım yapıyoruz. Maden Metalürji Şirketlerimiz, insanı merkeze koyarak hem çalışanları hem de faaliyetleri aracılığıyla paydaşları için değer yaratma anlayışı ile hareket ediyor. Faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda yarattığımız istihdam ile bölgesel kalkınmaya destek veriyor, yerel toplulukların sosyoekonomik gelişimine katkı sağlıyoruz. Türkiye’nin doğrudan istihdam sağlayan en büyük ekonomik aktörlerinden biriyiz. 12 bin 788 çalışanımız ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde güçlü ve yaygın etki alanına sahibiz. Bu etki alanı kapsamında yaklaşık 300 bin kişiye dolaylı istihdam yaratıyoruz.

Değer yaratma anlayışımız ile yarınlara umutla bakıyoruz.

Sürdürülebilir büyüme, sorumlu üretim ve insanı merkeze alan yaklaşım ile üç temel üzerinde yükselen değer yaratma anlayışımız, 2021 yılında başarılı olmamızda ve her alanda rekor sonuçlar sağlamamızda büyük rol oynadı. Sektördeki gelişmeleri ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak ilerlemeye kararlıyız. Riskleri zamanında teşhis eden ve aksiyon alan, kaynaklarını ve kapasitesini en etkin şekilde kullanan, insan sermayesini sürekli geliştiren bir grup olarak rekabet gücümüzü geliştirmeye ve küresel ligdeki varlığımızı pekiştirmeye kararlıyız. 2021 yılını Borsa İstanbul’un en değerli şirketi unvanıyla kapatan Erdemir ve bağlı şirketleri olarak, tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için değer yaratmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu süreçte desteklerini bir an olsun esirgemeyen Ordu Yardımlaşma Kurumu başta üzere tüm hissedarlarımıza, insan kaynağımıza, müşterilerimize, paydaşlarımıza şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına teşekkür eder, 2022 yılının insanlık ve tüm dünya için iyilikler getirmesini dilerim.

Süleyman Savaş ERDEM

Yönetim Kurulu Başkanı

© 2022 Ereğli Demir ve Çelik Fab. T.A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır.